Takiyüddin’in Rasathanesi

İstanbul’da gezilecek yerler deyince hepimizin aklına genelde Sultanahmet Meydanı, Ayasofya, Topkapı Sarayı ya da şöyle deniz havası almak için Ortaköy, Bebek sahili gelir. Ama bu şehrin öyle gizli, öyle hüzünlü ve çarpıcı hikâyeleri var ki, duyduğunuzda “Nasıl yani, bu gerçekten İstanbul’da mı olmuş?” demekten kendinizi alamıyorsunuz. Geçtiğimiz günlerde fotoğraf makinemi boynuma asıp Tophane yokuşlarını ağır ağır tırmanırken, aklıma tam da böyle bir hikâye düştü. İstanbul’un gökyüzüne uzanan ama ne yazık ki yarıda kesilen o büyük rüyası: Takiyüddin’in Rasathanesi.

Yol Tarifi

Yorum Yazın

Paylaşın

Dinleyin

İstanbul’da gezilecek yerler deyince hepimizin aklına genelde Sultanahmet Meydanı, Ayasofya, Topkapı Sarayı ya da şöyle bir deniz havası almak için Ortaköy, Bebek sahili gelir. Ama bu şehrin öyle gizli, öyle hüzünlü ve çarpıcı hikâyeleri var ki, duyduğunuzda “Nasıl yani, bu gerçekten İstanbul’da mı olmuş?” demekten kendinizi alamıyorsunuz. Geçtiğimiz günlerde böyle bir merakın izinde, Tophane yokuşlarını ağır ağır tırmanırken, karşıma tam da böyle bir hikâye çıktı. İstanbul’un gökyüzüne uzanan ama ne yazık ki yarıda kesilen o büyük rüyası: Takiyüddin’in Rasathanesi.

Tarih kitaplarında veya okul sıralarında pek üstünde durulmaz ama 16. yüzyılda, Osmanlı’nın en güçlü olduğu dönemlerde bu topraklarda dünya çapında bir bilim merkezi kurulmuştu. Yıl 1577. Padişah III. Murad tahtta. Dönemin en zeki adamlarından, Astronom ve Matematikçi Takiyüddin el-Rasıd, Pera sırtlarında devasa bir gözlemevi inşa etmeye başlıyor. Bugün İstiklal Caddesi’nin arka sokaklarında, Fransız Yetimhanesi’nin oralarda ya da Tomtom Kaptan Sokağı’nın o güzelim Arnavut kaldırımlı yollarında yürürken bir hayal edin… Bugün kahve içip sohbet ettiğimiz, sanat galerilerini gezdiğimiz o dar sokaklarda, o dönem Avrupa’nın bile ilerisinde bir teknolojiye sahip astronomi üssü var! Hem de bugün hâlen her depremde gözümüz kulağımız olan Kandilli Rasathanesi’nin öncülü olan Rasathane-i Amire’nin kuruluşundan neredeyse 3 asır önce!

Takiyüddin'in Rasathanesi'ni resmeden bir minyatür.
Takiyüddin’in Rasathanesi’ni resmeden bir minyatür.

Bu dönemlerde astronomi bilimi daha çok takvimlerin oluşturulması, kıble yönünün kesin olarak tayin edilmesi ve namaz vakitlerinin hesaplanması gibi dini ve pratik amaçlar doğrultusunda kullanılıyordu. Sırf bu gündelik ihtiyaçlara cevap vermek üzere inşa edilen mütevazı ve küçük çaplı rasathaneler ise, daha kapsamlı bilimsel hedeflere sahip olmadıkları için maalesef uzun ömürlü olamamış ve zamanla işlevlerini yitirerek ortadan kaybolmuştur.

Takiyüddin ve ekibi ise bir bilim aşkıyla kendi icatları olan devasa ahşap ve metal aletlerle geceleri hiç uyumadan yıldızları, gezegenlerin hareketlerini inceliyorlardı. Denizciler yollarını daha iyi bulsun, haritalar daha doğru çizilsin diye ince ince hesaplar yapıyorlardı. Hatta tam o yıl, 1577’de İstanbul gökyüzünde muazzam bir kuyruklu yıldız beliriyor. Bütün halk geceleri sokağa dökülüp bu ışıklı ve devasa kuyruklu yıldızı merakla izliyor. Takiyüddin de bu doğa olayını padişaha bir müjde olarak yorumluyordu. Her şey o kadar heyecan verici, bilim o kadar ön planda ki, insan okurken o günlerde Pera sırtlarında bir gece vakti onlarla beraber gökyüzüne bakmak, o havayı solumak istiyor.

1577'de İstanbul semalarında görünen kuyruklu yıldız ve İstanbul haritası.
1577’de İstanbul semalarında görünen kuyruklu yıldız ve İstanbul haritası.

Ama ne yazık ki İstanbul’un rüzgârı her zaman tatlı tatlı esmiyor; bazen her şeyi yıkıp geçen bir fırtınaya dönüşüyor. Kuyruklu yıldızın geçişinden kısa bir süre sonra şehirde büyük bir veba salgını patlak veriyor. İnsanlar korku içinde. Saray içindeki kıskançlıklar, siyasi çekişmeler de cabası… Birileri çıkıp “Gökyüzünün sırlarını bu kadar kurcalamak uğursuzluk getirdi”, “Meleklerin bacaklarına bakıyorlar, felaket ondan geldi!” gibi asılsız, tamamen cahilce dedikodular yaymaya başlıyor. Ve maalesef karanlık düşünceler, aydınlığa galip geliyor.

1580 yılının o meşum gecesinde, bugün sahilinde yürüyüş yaptığımız, mimarisine hayran kaldığımız Kılıç Ali Paşa Camii’nin hemen açığından, Pera sırtlarına doğru toplar ateşleniyor. Evet, yanlış duymadınız. Kendi kurduğumuz, dünyanın en iyi rasathanelerinden birini bizzat padişahın emriyle top ateşine tutup yerle bir ediyoruz. Hem de ironik bir şekilde semte adını veren ve Osmanlı’da topların döküldüğü Tophane açıklarındaki kendi savaş gemilerimizden ateşlenen top gülleleriyle. Sadece üç yıl süren o muazzam bilim rüyası; paramparça olmuş usturlaplar, kırık tahtalar ve Takiyüddin’in gözyaşlarıyla beraber tarihin tozlu sayfalarına gömülüyor.

Takiyüddin'in Rasathanesi'nin bulunduğu tahmin edilen bölge.
Takiyüddin’in Rasathanesi’nin bulunduğu tahmin edilen bölge.

Bugün Tophane’den Karaköy’e doğru inen o dik yokuşlarda yürürken etrafta bir rasathane kalıntısı veya bunu anlatan büyük bir tabela göremiyoruz. Sadece rüzgârın sesi ve eski İstanbul evleri var. Bir de tahmini bir yerdeki bir binada küçük bir Takiyüddin’in Rasathanesi hatıra levhası ile küçük bir rubu tahtası (gökyüzü gözlem ve hesap aleti). Ama o sokakların ruhunu hissetmek, tarihin sadece savaşlardan ve zaferlerden ibaret olmadığını bilmek, İstanbul gezinize bambaşka bir derinlik katıyor. Eğer bir akşamüstü yolunuz bu taraflara düşerse, denizden esen o serin rüzgârı yüzünüzde hissederken başınızı kaldırıp gökyüzüne bir kez daha bakın. Belki de Takiyüddin’in yüzyıllar önce kaydetmeye çalıştığı, uğruna her şeyini feda ettiği o parlak yıldızlardan biri, gecenin karanlığı içinden hâlâ size göz kırpıyordur.

3 Yorum

  1. Metin Demirayakdiyor:

    Çok güzel bir anlatım olmuş. Konusu üzücü olsa da böyle böyle kayıt altına alınması önemli.

  2. Kevser A. Göktürkdiyor:

    Bağnazlığın ve gericiliğin bu topraklara nelere malolduğunu anlamak için güzel bir örnek. Eğer İstanbul’da 16. yüzyıldan bu yana kesintisiz faaliyet gösteren kurumsal bir rasathane olsaydı kim bilir belki de uzaya giden ilk millet biz olacaktık.

  3. Ali Kosovalıdiyor:

    İstanbul’u ne kadar gezseniz ne kadar okusanız da her zaman geçtiğiniz sıradan mekânlardan bile sizi şaşırtacak hikâyeler çıkartabiliyor karşınıza. İnanılmaz bir şehir. İçinde yaşadığımız çok şanslıyız…

Takiyüddin’in Rasathanesi için yorum yapın.

Bir yorum yazarak güncel bilgileri paylaşın.