Humbaracı Ahmed Paşa

Büyük ağaçlar altında ıssız köşede yatan Humbaracı Ahmed Paşa ’nın asıl ismi Claude-Aleksandre Comte de Bonneval’dir. 1675 yılında Fransa’da doğan Bonneval, Fransa ordusunda hizmetlerde bulunmuştur. İtalya-Fransa ve İspanya veraset savaşlarına katılmıştır. 1704 tarihinde Fransa’nın meşhur yöneticisi, Güneş Kral unvanına sahip XIV. Louis ile araları açılınca ordundan ayrılarak 1705 tarihinde Avusturya ordusuna katılmıştır. Avusturya ordusunda deneyimler elde edip kendini geliştiren Bonneval, 1716 Varadin Savaşı’nda Osmanlı Devleti karşısında yer almıştır.

Yol Tarifi

Yorum Yazın

Paylaşın

Dinleyin

Büyük ağaçlar altında ıssız köşede yatan Humbaracı Ahmed Paşa’nın asıl ismi Claude-Aleksandre Comte de Bonneval’dir. 1675 yılında Fransa’da doğan Bonneval, Fransa ordusunda hizmetlerde bulunmuştur. İtalya-Fransa ve İspanya veraset savaşlarına katılmıştır. 1704 tarihinde Fransa’nın meşhur yöneticisi, Güneş Kral ünvanına sahip XIV. Louis ile araları açılınca ordudan ayrılarak 1705 tarihinde Avusturya ordusuna katılmıştır. Avusturya ordusunda deneyimler elde edip kendini geliştiren Bonneval, 1716 Varadin Savaşı’nda Osmanlı Devleti karşısında yer almıştır.

Kader, Bonneval için Fransa’da olduğu gibi tecelli etmiş; Avusturya ile de arası açılmıştı. Bunun üzerine Osmanlı Devleti’ne katılma isteğinde bulunmuştur. Comte de Bonneval, Osmanlı Devleti’ne ilticasıyla Müslüman olarak Ahmed ismini almıştı. 1731 yılında Sadrazam Topal Osman Paşa tarafından huzura çağrılan Bonneval, Avrupa tarzı askerî ıslahatlar yapması için görevlendirildi. Bir süre sonra da iki tuğlu paşa payesi verilip Humbaracıbaşı unvanına sahip oldu. Claude-Aleksandre Comte de Bonneval, artık Türk tarihinde Humbaracı Ahmed Paşa olarak anılacak bir isme dönüşmüştü.

Humbaracı Ahmed Paşa'nın kabri ve kitabesi.
Humbaracı Ahmed Paşa’nın kabri ve kitabesi.

Humbaracı Ahmed Paşa, özellikle ateşli silahlar noktasında Osmanlı ordusunun gelişiminde rol aldığı gibi Batı tarzı askerî eğitimin Osmanlı Devleti’ne yerleşmesinde de etkili olmuştu. Bu etkiyi sonraki yıllarda Mühendishanelerde görmek mümkündür. Ayrıca Osmanlı Devleti’ne, devletin terakkisi için layihalar da yazan Humbaracı Ahmed Paşa; aynı zamanda Osmanlı-Fransız ilişkilerini iyileştirerek Osmanlı Devleti’ne özellikle askerî alanda katkı sağlamıştır.

Galata Mevlevihanesi’nin haziresinde yatan Osmanlı Devleti’nin Fransız paşası, Osmanlı modernleşme sürecinin erken temsilcilerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Onun hikâyesi, bir kimlik dönüşümünün ve kültürler arası etkileşimin sembolüdür. Yolunuz Beyoğlu’na düşerse Galata Mevlevihanesi’ne uğramanızı ve bu güzide devlet adamını ziyaret etmenizi öneririm. Sessizliğin içinde, tarihin derinliklerinden gelen bir hatırayı fısıldayan bu köşe, Osmanlı’nın modernleşme yolunda attığı adımları hatırlatır.

Galata Mevlevihanesi Giriş Kapısı
Galata Mevlevihanesi Giriş Kapısı

Beyoğlu İstiklal Caddesi’nden Galata Kulesi yönüne doğru uzun bir yürüyüşün ardından manevi bir hissiyat bürür insanın içini. Günümüzde her ne kadar alışveriş furyasının gölgesinde kalmış olsa da hâlâ eski ihtişamıyla Galata Mevlevihanesi orada sizi bekliyor. Mevlevihaneye girişte müzekart kullanabiliyorsunuz. Özellikle mobil müze kartını, kolaylık açısından önceden hazırlamanızı öneririm. Galata (Kuledibi) Mevlevihanesi’nin kapısından içeri girdiğinizde sol çaprazınızda Türk edebiyatının ünlü isimlerinden Şeyh Galip medfun bulunuyor. Biraz daha ilerlediğinizde hemen solunuzda Mevlevihanenin hazire kapısı yer alıyor. Eğer sağdan devam ederseniz de Mevlevihaneye yolunuz uzanıyor.

Bu dar ve alçak kapıdan içeri girdiğinizde tüm ervahı seyrediyorsunuz. Patika yoldan sol çapraza yöneldiğinizde, en köşedeki kabir Osmanlı Devleti’nin meşhur paşalarından Humbaracı Ahmed’e ait. Yüksekçe bir zemin üzerine inşa edilmiş mezarın baş ve ayak kısımlarından iki zarif sütun uzanmaktadır. Baş kitabesinin üzerinde yine ince bir kavuk bulunmakla birlikte sol yüzünde kitabesi yer almaktadır.

Şeyh Galip Türbesi.
Şeyh Galip Türbesi.

Hazır Humbaracı Ahmed Paşa’nın kabrine gelmişken, onun mezarının hizasında İbrahim Müteferrika’nın temsili mezarını da ziyaret etmenizi öneririm. Zira Türk Edebiyatı ve yayıncılık tarihimizde önemli bir yer tutan İbrahim Müteferrika’nın burada sadece mezar taşının olduğu, kemiklerinin Kasımpaşa’da bulunduğu ve akıbetinin ise meçhul olduğu bilinmektedir.

Bazı zamanlar mezarlık kapalı olsa da güvenlik beni kırmayarak mezara kadar eşlik etti. Orada merhum üzerine biraz sohbet edip ruhuna Fatiha okuduktan sonra bana Humbaracı Ahmed Paşa’nın Fransa’dan akrabalarının gelip onu ziyarette bulunduklarını söyledi. O kadar şaşırmıştım ki. Şaşırmamın sebebi, Avrupalıları bizler gibi cedlerini unutuyor sanmamdı. Üstüne üstlük Müslüman olmuş ve onlara göre düşman safına geçmiş birini unutmamaları…

Humbaracı Ahmed Paşa için yorum yapın.

Bir yorum yazarak güncel bilgileri paylaşın.